
Avşa denince akla gelen ilk şey, adanın adeta ruhuna işleyen o meşhur şaraplarıdır. Buranın toprağına ve havasına özgü, Rumlardan miras kalan endemik Ada Karası üzümü dünyaca ünlüdür. Avşa’nın merkezinde seni dev bir şarap üzümü heykeli karşılar. Eğer bu kültürü yakından tanımak istersen, Bortaçina ve Büyülübağ gibi meşhur şarap fabrikalarını mutlaka gezmeli, hatta fabrikalarda şarap tadımı yapmalısın. Yanına da hediye olarak soğuk sıkım zeytinyağlarından almayı unutma.
İçindekiler
ToggleAvşa Adası, bir renk paleti gibidir; her bir koyu farklı bir maviyi, şarapları adanın köklü tarihini, gece hayatı ise bitmek bilmeyen enerjisini temsil ederek sana unutulmaz bir deneyim sunar.

Avşa’nın Ünlü Altın Sarısı Kumları ve Sakin Koyları
Deniz tatili mi arıyorsun? Avşa bu konuda tam bir cennet.
- Altınkum Plajı: İsminin hakkını gerçekten veriyor; öğleden sonra güneş vurduğunda kumlar resmen parlıyor. Suyu sığ ve daha sıcak olduğu için çocuklu aileler buraya bayılıyor.
- Çınar Koyu: Kalabalıktan kaçıp huzur bulmak istersen adanın arka tarafındaki bu koya gitmelisin; su o kadar berrak ki şnorkelle balıkları izlemek büyük keyif.
- Keşfedilmeyi Bekleyenler: Mavi Koy’un temizliği, Kumtur’un derinliği ve sessizliği ya da sadece kadınlara özel Kadınlar Plajı seni bekleyen diğer seçenekler.

Avşa’nın Hiç Uyumayan Enerjisi: Gece Hayatı
Güneş battığında Avşa’da hayat aslında yeni başlıyor. Avşa’nın meşhur Barlar Sokağı ve devasa açık hava diskoları, eğlencenin sabahın ilk ışıklarına kadar sürdüğü yerler. Türkiye’nin en büyük üstü açık diskolarından sayılan Tanz Disco, Club Liatris ve Avşa Arena, dans etmeyi sevenlerin favorisi. Eğer daha sakin bir akşam istersen, türkü barlar ve canlı müzik yapan kafeler de mevcut.

Avşa’ya Özgü Kumru, Dondurma ve Balık
“Avşa’da ne yenir?” dersen seçenek çok ama bazıları adanın sembolü olmuş.
- Meşhur Kumru: Meydan Restoran’da kumru yemek adeta bir gelenek.
- Dondurma Keyfi: Özellikle kavunlu ve karadutlu dondurmalarını denemelisin; Roma Dondurmacısı ve Özkaynak bu konuda çok popüler.
- Balık Sofraları: Sahil boyunca dizilen balıkçılarda taze deniz ürünlerinin tadını çıkarabilir, yöresel peynirli patlıcan mezesi ve peynir helvası ile yemeğini taçlandırabilirsin.

Avşa’da Tarihin ve Otantik Yaşamın İzinde Bir Hayat
Avşa’nın sadece plajdan ibaret olmadığını bilmelisin.
- Yiğitler Köyü: Tarihi Rum yapılarını görebileceğin, balıkçılık ve bağcılığın hala devam ettiği bu sakin köyde adanın otantik ruhunu hissedebilirsin.
- Hagios Georgos (Aya Yorgi) Manastırı: 80 odalı olduğu söylenen bu tarihi yapının kalıntılarını ziyaret ederek adanın geçmişine bir yolculuk yapabilirsin.
- Tarihi Çınaraltı: İskele Meydanı’ndaki dev çınar ağacının gölgesinde oturup bir yorgunluk kahvesi içmek paha biçilemez.

Gitmeden Önce Bunları Bilmende Fayda Var!
- Ulaşım: İstanbul’dan İDO ile yaklaşık 4 saatte, Tekirdağ veya Erdek’ten ise feribotlarla kolayca ulaşabilirsin.
- Ne Zaman Gitmeli?: En hareketli aylar Haziran-Ağustos olsa da kafa dinlemek istersen Mayıs veya Eylül aylarını, özellikle de hafta içini tercih etmelisin.
- Pratik İpucu: Adada gezmek için minibüsleri kullanabilir veya daha özgür olmak istersen bisiklet ya da ATV kiralayabilirsin.
Avşa Adası; şarabı, eğlencesi ve altın kumsallarıyla her bütçeye uygun samimi bir tatil vaat ediyor. Hazırsan, feribot biletini al ve bu canlı adanın tadını çıkar!
Kaynak : https://avsa.bandirma.com.tr/avsa-adasi-neyi-meshur









